Font Size

SCREEN

Layout

Direction

Menu Style

Cpanel

Türk Havayolları


Türk Hava Yolları Online Uçak Bileti
3D Secure ile Güvenli Alışveriş

Anadolujet


Anadolujet Online Uçak Bileti
3D Secure ile Güvenli Alışveriş

Atlasjet


Atlasjet Online Uçak Bileti
3D Secure ile Güvenli Alışveriş

Online İşlemler


Havayolları Online İşlemleri
İşini Bir Tıkla Hallet

Kabin Ortamı İle İlgili Problemler

1. Hava Kalitesi

Tüm modern uçaklarda kabindeki havanın yarısı motorlar tarafından içeri alınan taze havadır. İçeri alınan bu hava HEPA denilen hava filtreleri ile süzülerek içeriye alınır. 2-3 dakikada bir tüm kabin havası değişmiş olur. Bir başka deyişle kabin havası bir saatte 20-30 kez tamamen yenilenmektedir. Bu açıdan kabin içi, ev veya ofisteki ortamdan çok daha temiz ve taze bir havaya sahiptir. Kabin havasındaki organik bileşikler, mikroorganizmalar, karbonmonoksit, karbondioksit ve ozon miktarı sağlık açısından problem oluşturmamaktadır.

HEPA filtreleri bakteri, mantar, bazı virüsler ve diğer partiküllerin içeri geçmesini engellerler. Uçak kabinlerinde bazı hastalıkların bulaştığı bilinmekle birlikte bu bulaşmaların kabin filtre sisteminden ziyade kişiden kişiye, hasta kişilerin öksürük, hapşırma ve aksırmasıyla bulaştığı düşünülmektedir. Bu nedenle özellikle tüberküloz (Verem) gibi bulaşıcı bir hastalığı bulunan kişilerin hastalıkları kontrol altında olmadığı sürece uçmaması gerekmektedir. Uçuş esnasında öksürme, aksırma ve hapşırma esnasında ağız ve burun bir mendille veya kolla mutlaka kapatılmalıdır.

2. Nem

Kabin içi nem oranı genellikle % 20’nin altındadır ve bu, kuru bir hava demektir. Bu düşük nem düzeyi hafif bir huzursuzluğa (Cilt kuruması ve göz kuruluğu nedeniyle) sebep olmakla birlikte sağlık açısından herhangi bir risk oluşturmaz.

Cilt ve göz kuruluğundan kaynaklanan bu rahatsızlığı en aza indirmek için yolcuların;

  • Yeterli miktarda su ve meyve suyu içmeleri.
  • Alkol, çay, kola, kahve ve kafeinli içecekleri sınırlamaları, (Çünkü bu tür içecekler sıvı kaybını arttırarak cilt kuruluğunu daha belirgin hale getirirler)
  • Uçuş esnasında lens değil gözlüklerini kullanmaları,
  • Deri nemlendirici kremler kullanmaları sorunsuz bir yolculuk geçirmeleri açısından yararlı olacaktır.

3. Uçak Tutması

Uçak tutmasına karşı hassasiyeti olan yolcularımızın,

  • Uçak kanadı üzerinde ve pencere kenarında bir koltuk tercih etmeleri,
  • Büyük uçaklarla seyahati tercih etmeleri,
  • Uçuştan 24 saat önce ve uçuş esnasında alkol almamaları,
  • Uçuş esnasında emniyet kemerlerini bağlı tutmaları
  • Eğer ciddi şekilde rahatsızlanıyorlarsa uçuştan önce ilaç kullanmak gerekip gerekmediği konusunda hekimlerine danışmaları gerekmektedir.

4. Hareketsizlik

Uçuş esnasında uzun süreli hareketsizlik durumlarında kan dolaşımı sağlıklı bir şekilde sürdürülemediği için özellikle bacaklarda bulunan derin venler dediğimiz kalbe kan taşıyan damarlarda kan göllenmesi meydana gelir. Uzun süreli kan göllenmesi buralarda pıhtıların oluşumuyla sonuçlanabilir ve seyahat trombozisi (pıhtı oluşumu) diye adlandırılır. Uzun süreli hareketsiz oturma ile ilgili olan bu durum sadece uçak yolculuğunda meydana gelen bir durum değildir.

Seyahat trombozisi, bacaklarda seyahatten günler ve haftalar sonrasına kadar devam edebilen ağrı ve/veya şişmelerle sonuçlanır ama bu durum çok tehlikeli değildir. Derin ven trombozları dediğimiz bu kan pıhtıları yerlerinde bulundukları sürece sağlık açısından çok ciddi bir sorun oluşturmazlar. Ancak yerlerinden ayrılan bazı pıhtı parçaları kalbe, oradan da akciğerlere giderek Pulmoner Embolizm adı verilen hastalığa neden olabilirler. Akciğerlerde damar tıkanıklığına sebep olarak kalbe temiz kan dönüşüne engel olan bu durum bazen hayatı tehdit edebilecek kadar tehlikeli olabilmektedir.

Derin ven trombozlarının önlenmesi için özellikle uzun süreli uçuşlarda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.

Yolcuların,

  • Geniş ve rahat elbiseler, iç çamaşırları, çorap ve ayakkabılar giymeleri; vücudu sıkan ve kan dolaşımını engelleyebilecek elbiselerden kaçınmaları,
  • Önlerindeki koltuğun altına herhangi bir şey yerleştirmemeleri,
  • Özellikle su ve meyve suları içmeleri; alkol, çay, kolalı ve kafeinli içeceklerden mümkün oldukça kaçınmaları,
  • İmkan buldukça periyodik aralıklarla (60-90 dakika gibi) kabin içerisinde yürümeye çalışmaları,
  • Kalp ve damar hastalıkları, kanser veya kan pıhtılaşması ile ilgili bir hastalığı olanların uçuştan önce mutlaka doktorlarına danışmaları, bu tür bir problem yaşamamaları açısından önemlidir.