Font Size

SCREEN

Layout

Direction

Menu Style

Cpanel

Türk Havayolları


Türk Hava Yolları Online Uçak Bileti
3D Secure ile Güvenli Alışveriş

Anadolujet


Anadolujet Online Uçak Bileti
3D Secure ile Güvenli Alışveriş

Atlasjet


Atlasjet Online Uçak Bileti
3D Secure ile Güvenli Alışveriş

Online İşlemler


Havayolları Online İşlemleri
İşini Bir Tıkla Hallet

Sağlıklı Bir Uçuş için Dikkat Edilmesi Gerekenler

1. Herhangi bir sağlık sorunu olan yolcuların, uçuş sırasında bir problem yaşamamak için mutlaka uçuş öncesinde bir doktora danışmaları gerekmektedir.

 

2. Seyahat sırasında yaptırılması zorunlu olan veya önerilen aşılar, uçuş öncesi uygun sürelerde yaptırılmalıdır.

Çocukluk döneminde yaptırılması zorunlu olan aşılar ve bazı ülkelerin zorunlu kıldığı tüm aşıların eksiksiz olarak yaptırılması bulaşıcı hastalıklara ve belirli bazı hastalıklara karşı koruması ve sağlıklı sorunsuz bir seyahat geçirilmesi açısından son derece önemlidir. 

Aşılar ve seyahat sağlığı ile ilgili bilgilere www.hssgm.gov.tr www.cdc.org adresinden ulaşılabilir. Seyahatten 1-2 ay öncesinde mutlaka doktordan bilgi alınmalıdır.

3. Uçuş esnasında ve ya sonrasında sorun yaşamamak için hastalık durumunda uçulmaması veya seyahatin ertelenmesi önerilmektedir.

Normalde sorun oluşturmayacağı düşünülen soğuk algınlığı gibi durumlarda bile uçuş esnasında özellikle iniş sırasındaki hava basıncı değişiklikleri sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Kendilerini iyi hissetmeyen veya hasta olan yolcuların uçuş öncesi doktora muayene olmaları ve mümkünse seyahatlerini ertelemeleri önerilmektedir.

4. Uçak tutması problemi olan yolcuların koltuk rezervasyonu yaparken pencere kenarında veya kanat üzerinde bir koltuk seçmeleri önerilmektedir.

Uçuştan önce ilaç kullanmak gerekip gerekmediği konusunda doktora danışmak gerekmektedir.

5. Düzenli ilaç kullanan yolcuların ilaçlarını el bagajlarında taşımaları ve seyahatleri sırasında ulaşmaları kolay bir yerde muhafaza etmeleri gerekmektedir.

Bu tedavinizi aksatmamanız ve oluşabilecek acil durumlarda tedaviniz açısından önemli olduğu kadar bu tür durumlarda sizi tedavi edecek olan doktorlara sağlığınız hakkında bilgi vermesi açısından da önemlidir.

6. Yolcuların geniş ve rahat kıyafetler, daha önce kullanmış olduğu rahat sıkmayan ayakkabılarını giymeleri tavsiye edilmektedir.

Özellikle uçuş süresi fazla olan seyahatlerde uzun süreli hareketsizlik durumunda oluşabilecek dolaşım problemlerini önleme açısından önemlidir.

7. Uçuş esnasında yolcuların öndeki koltuğun altına bir şey koymamaları önerilmektedir.

Yolculuk sırasında kan dolaşımının sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için yolcuların bazı egzersizleri yapmaları gerekmektedir. Ayakların hareket alanını daraltacak durumlar kan dolaşımında kısıtlamalara yol açacaktır.

Uçuş ve Sağlık Hakkında Bilinmesi Gereken Diğer Durumlar

1. Yükseklikle İlgili Problemler

Uçak kabin basıncı genellikle 5000- 8000 feet’e ( 1500 - 2500 m) göre ayarlanmaktadır. Bu durum yolculuk sırasında 2 tür etkiye yol açmaktadır; havadaki oksijen miktarının yerdeki oksijen miktarından daha az olması ve vücudumuzda ki orta kulak, mide, barsak ve burun gibi boşluklardaki havanın genişlemesi.

2. Oksijen azlığı

Uçuş sırasında yükseklik arttıkça havadaki oksijen azalır. Kabin içerisinde oksijen azaldıkça kan dolaşımındaki oksijen miktarı da azalacaktır. Sağlıklı bireyler bu duruma uyum gösterir ve vücudun ihtiyacı olan oksijenin hücrelere taşınmasında sorun yaşanmaz. Kalp, akciğer ve kan hastalıkları olan kişilerde, akciğerlere veya dokulara yeterince oksijen ulaşamaması ya da oksijenin dokularda kullanılamaması hipoksi denilen fonksiyon bozukluğuna neden olur. 
Bu hastalıkları olan yolcuların uçuş öncesi doktorlarına danışmaları, seyahat edip edemeyeceklerini ve seyahat sırasında extra oksijene ihtiyaçları olup olmayacağını sormaları ayrıca uçmalarında sakınca olmadığına dair bir rapor almaları gerekmektedir.

Uçuş sırasında oksijen tedavisi ihtiyacı olan yolcuların biletlerini alırken Türk Hava Yolları yetkililerine durumu bildirmeleri gerekmektedir. Uçaklarda oksijen tedariki mümkündür.

Alkol alınması, hareketsizlik, uykusuzluk gibi durumlarda kabin içindeki oksijen azlığına bağlı olarak aniden ayağa kalkıldığında baş dönmesi gibi durumlar yaşanabilir. Ayağa kalmadan önce el, ayak ve bacak egzersizi yapmak faydalı olacaktır.

3. Gaz Genleşmesi

a) Orta kulak ve boğaz üst kısmı ( nazofarinx) östaki adını verdiğimiz kanal aracılığıyla sürekli denge halindedir. Kulak zarı iki taraf arasındaki hava basıncı dengesini sağlar. 

Tırmanışta orta kulak içinde gaz genişlemesi kulak zarını dışa doğru iter. Östaki tüpü pasif olarak açılır ve hava nasofarinkse iletilir.

Alçalışta ise atmosferik basınç yükselir, orta kulak boşluğundaki gaz volümü düşerek, rölatif bir negatif basınç oluşur. Nazofarinksten orta kulağa hava geçişi pasif olarak gerçekleşemez. Sinüsleri dışarıya bağlayan kanallar ve orta kulağı boğaza bağlayan Östaki borusu sağlıklı bir bireyde, kişi farkında olmadan bu fonksiyonu yerine getirir ve bu durum hiç bir sorun oluşturmaz.

Alçalma esnasında Valsalva Manevrası dediğimiz ağzın ve burnun kapatılarak dışarı doğru şiddetli hava basıncı oluşturmaya çalışılması faydalı olacaktır. Bunun için alçalma esnasında uyanık durmak önemlidir. Bebek ve çocuklara ise bu durumda emzik emdirmek ya da yudum yudum bir şeyler içirmeye çalışmak huzursuzluklarını azaltacaktır.

Ancak kulak, burun ve boğaz ile ilgili bir enfeksiyon durumunda bu kanalları oluşturan dokularda şişkinlik olacağı için söz konusu boşluklardaki hava içeride hapsolacak ve ciddi sorunlara yol açabilecektir. Özellikle orta kulakta bulunan hava, yükselme esnasında genleşip kulak zarını dışarı doğru iterek şiddetli ağrıya neden olabilir. Alçalma esnasında ise içerideki hava büzüşeceği için vakum etkisi oluşturacak ve kulak zarı içeriye doğru çekilerek daha şiddetli bir ağrıya, kanamalara, kulak zarında yırtılma ve bu şekilde işitme problemlerine neden olabilir. Bu yüzden çok fazla önemsemediğimiz basit bir soğuk algınlığı dahi çok ciddi problemlere yol açabilir. Bu durumda uçulmaması ve uçuşun tam iyileştikten sonraki bir zamana ertelenmesi gerekmektedir. 

Dekonjestan adı verilen burun ve boğazdaki mukoza şişkinliklerini azaltan burun damlası veya spreylerin yükselme ve alçalmadan yarım saat önce kullanılması, Valsalva Manevrası dediğimiz ağzın ve burnun kapatılarak dışarı doğru şiddeti hava basıncı oluşturmaya çalışılması, sakız çiğnemek, sık sık yutkunmak, esneme hareketi yapmak bu tür durumlarda faydalı olabilir. Ancak tamamen kapanmış bir Östaki borusu tüm bunlara rağmen açılamayabilir. 

b) Diş çürükleri ve abseler, diş boşluğunda oluşan hava boşluklarındaki genleşmeler şiddetli ağrıya yol açar. Ağrıyı azaltmak için doktora danışılarak uçuş öncesi ve uçuş sırasında ağrı kesici kullanılabilir.

c) Mide gazları genişler ve yemek borusu ve ağız yoluyla dışarı çıkar. Gazların dışa çıkması engellenirse karında rahatsızlık hissi ve ağrı gelişir.

Bu rahatsızlığı önlemek için uçuş öncesi ve uçuş sırasında karbonat içeren soda, kola, gazoz gibi içeceklerden, genel olarak gaz meydana getiren yiyeceklerden (soğan, lahana, çiğ elma, turp, kuru fasulye, salatalık, kavun…) kaçınmak gerekir.

Kabin Ortamı İle İlgili Problemler

1. Hava Kalitesi

Tüm modern uçaklarda kabindeki havanın yarısı motorlar tarafından içeri alınan taze havadır. İçeri alınan bu hava HEPA denilen hava filtreleri ile süzülerek içeriye alınır. 2-3 dakikada bir tüm kabin havası değişmiş olur. Bir başka deyişle kabin havası bir saatte 20-30 kez tamamen yenilenmektedir. Bu açıdan kabin içi, ev veya ofisteki ortamdan çok daha temiz ve taze bir havaya sahiptir. Kabin havasındaki organik bileşikler, mikroorganizmalar, karbonmonoksit, karbondioksit ve ozon miktarı sağlık açısından problem oluşturmamaktadır.

HEPA filtreleri bakteri, mantar, bazı virüsler ve diğer partiküllerin içeri geçmesini engellerler. Uçak kabinlerinde bazı hastalıkların bulaştığı bilinmekle birlikte bu bulaşmaların kabin filtre sisteminden ziyade kişiden kişiye, hasta kişilerin öksürük, hapşırma ve aksırmasıyla bulaştığı düşünülmektedir. Bu nedenle özellikle tüberküloz (Verem) gibi bulaşıcı bir hastalığı bulunan kişilerin hastalıkları kontrol altında olmadığı sürece uçmaması gerekmektedir. Uçuş esnasında öksürme, aksırma ve hapşırma esnasında ağız ve burun bir mendille veya kolla mutlaka kapatılmalıdır.

2. Nem

Kabin içi nem oranı genellikle % 20’nin altındadır ve bu, kuru bir hava demektir. Bu düşük nem düzeyi hafif bir huzursuzluğa (Cilt kuruması ve göz kuruluğu nedeniyle) sebep olmakla birlikte sağlık açısından herhangi bir risk oluşturmaz.

Cilt ve göz kuruluğundan kaynaklanan bu rahatsızlığı en aza indirmek için yolcuların;

  • Yeterli miktarda su ve meyve suyu içmeleri.
  • Alkol, çay, kola, kahve ve kafeinli içecekleri sınırlamaları, (Çünkü bu tür içecekler sıvı kaybını arttırarak cilt kuruluğunu daha belirgin hale getirirler)
  • Uçuş esnasında lens değil gözlüklerini kullanmaları,
  • Deri nemlendirici kremler kullanmaları sorunsuz bir yolculuk geçirmeleri açısından yararlı olacaktır.

3. Uçak Tutması

Uçak tutmasına karşı hassasiyeti olan yolcularımızın,

  • Uçak kanadı üzerinde ve pencere kenarında bir koltuk tercih etmeleri,
  • Büyük uçaklarla seyahati tercih etmeleri,
  • Uçuştan 24 saat önce ve uçuş esnasında alkol almamaları,
  • Uçuş esnasında emniyet kemerlerini bağlı tutmaları
  • Eğer ciddi şekilde rahatsızlanıyorlarsa uçuştan önce ilaç kullanmak gerekip gerekmediği konusunda hekimlerine danışmaları gerekmektedir.

4. Hareketsizlik

Uçuş esnasında uzun süreli hareketsizlik durumlarında kan dolaşımı sağlıklı bir şekilde sürdürülemediği için özellikle bacaklarda bulunan derin venler dediğimiz kalbe kan taşıyan damarlarda kan göllenmesi meydana gelir. Uzun süreli kan göllenmesi buralarda pıhtıların oluşumuyla sonuçlanabilir ve seyahat trombozisi (pıhtı oluşumu) diye adlandırılır. Uzun süreli hareketsiz oturma ile ilgili olan bu durum sadece uçak yolculuğunda meydana gelen bir durum değildir.

Seyahat trombozisi, bacaklarda seyahatten günler ve haftalar sonrasına kadar devam edebilen ağrı ve/veya şişmelerle sonuçlanır ama bu durum çok tehlikeli değildir. Derin ven trombozları dediğimiz bu kan pıhtıları yerlerinde bulundukları sürece sağlık açısından çok ciddi bir sorun oluşturmazlar. Ancak yerlerinden ayrılan bazı pıhtı parçaları kalbe, oradan da akciğerlere giderek Pulmoner Embolizm adı verilen hastalığa neden olabilirler. Akciğerlerde damar tıkanıklığına sebep olarak kalbe temiz kan dönüşüne engel olan bu durum bazen hayatı tehdit edebilecek kadar tehlikeli olabilmektedir.

Derin ven trombozlarının önlenmesi için özellikle uzun süreli uçuşlarda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.

Yolcuların,

  • Geniş ve rahat elbiseler, iç çamaşırları, çorap ve ayakkabılar giymeleri; vücudu sıkan ve kan dolaşımını engelleyebilecek elbiselerden kaçınmaları,
  • Önlerindeki koltuğun altına herhangi bir şey yerleştirmemeleri,
  • Özellikle su ve meyve suları içmeleri; alkol, çay, kolalı ve kafeinli içeceklerden mümkün oldukça kaçınmaları,
  • İmkan buldukça periyodik aralıklarla (60-90 dakika gibi) kabin içerisinde yürümeye çalışmaları,
  • Kalp ve damar hastalıkları, kanser veya kan pıhtılaşması ile ilgili bir hastalığı olanların uçuştan önce mutlaka doktorlarına danışmaları, bu tür bir problem yaşamamaları açısından önemlidir.

Diğer Durumlar

1. Jet lag

Jet lag , doğudan batıya veya batıdan doğuya doğru olan uzun süreli uçuşlarda birkaç zaman diliminin geçilmesiyle görülen bir durumdur. Kişiden kişiye değişen belirtilerle kendini belli eden Jet-lag büyük oranda vücut saati ile varış yerinin lokal saatinin uyuşmamasından kaynaklanmaktadır. 

Doğudan batıya doğru uçuşlarda daha hafif seyreden ve genellikle sorun oluşturmayan Jet-lag, batıdan doğuya doğru uçuşlarda özellikle halsizlik, yorgunluk, huzursuzluk, uyku problemleri şeklinde kendini belli edebilmektedir. 

Yolcuların uzun süreli ekvator paralelindeki uçuşlarda bu durumu yaşamamaları için şu hususlara dikkat etmeleri faydalı olacaktır.

  • Uyku iyice alınmış ve dinlenmiş olarak uçağa binilmeli,
  • Uçuştan önce ve uçuş sırasında kişiyi rahatsız etmeyecek hafif şeyler yenmeli,
  • Uçuştan hemen önce saatler, cep telefonları ve diğer elektronik aletler gidilecek yerin yerel saatine göre ayarlanmalı,
  • Gidilen yerde gündüz saatlerinde kafeinli içecekler tercih edebilir ancak uyuma vaktinden önceki 4-6 saatlik zaman dilimi içerisinde bu tür içeceklerden kaçınılmalı,
  • Geniş ve rahat giyecekler giyilmeli,
  • Uykusuzluk problemi kendilerini çok rahatsız edenlerin uyku ilacı için doktorlarına danışmaları gerekmektedir.

2. Scuba Dalışı ve Uçuş

Scuba dalışı yapmış olan bir yolcunun son dalıştan sonraki 24 saat içinde uçmaması gerekmektedir. Çünkü uçak içi kabin hava basıncı genellikle 5000-8000 feet (1800-2500 m) yüksekliğe göre ayarlandığı için deniz seviyesinden daha az bir hava basıncı mevcuttur. Bu da dekompresyon hastalığı adı verilen düşük basınç hastalığı riskini arttırır. Bunun için dalışı seven yolcularımızın şunlara dikkat etmeleri gerekmektedir:

  • Herhangi bir rahatsızlıkları varsa dalış yapmamaları,
  • Dalış esnasında gerekli olan güvenlik sınırlarını zorlamamaları,
  • Tek dalıştan en az 12 saat sonra, çoklu dalış yapmışlarsa en az 24 saat sonraki bir zaman diliminde uçuşlarını planlamaları gerekmektedir.

3. Gebelik

Hamile olan yolcuların seyahat öncesinde mutlaka doktorlarına danışarak seyahatte herhangi bir sorun yaşama ihtimaline karşı detaylı bilgi almaları gerekmektedir. Uçuş öncesinden sonrasına kadar seyahat esnasında ortaya çıkabilecek acil bir durum ihtimaline karşı kendi doktorları ve gidecekleri yerdeki doktor ve sağlık kuruluşunun telefonlarını, acil sağlık ve ambulans telefon numaralarını mutlaka kaydedip yanlarına almaları önemlidir.

Gebeliğin 28. Haftasından sonra, hamile yolcuların son iki hafta içerisinde doktorlarından aldıkları uçabileceklerine dair bir raporu uçuştan önce Türk Hava Yolları temsilcisine ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu raporda,

  • Gebeliğin normal seyrinde devam ettiğinin,
  • Herhangi bir komplikasyonun gelişmediğinin,
  • Ek herhangi bir risk veya hastalık olmadığının,
  • Muhtemel doğum tarihinin (Uçuş tarihinden sonraki 4 hafta içerisinde doğumun gerçekleşmesinin beklenmediğinin)
  • Uçmalarında herhangi bir sakınca olmadığının,
belirtilmesi zorunludur.

Türk Hava Yolları böyle bir raporu bulunmayan 29. Haftaya girmiş gebe yolcuların biletlerini iptal etme hakkına sahiptir.

Sorunsuz normal bir gebelikte şu durumlarda uçuşa izin verilmez:

  • İkiz, üçüz gibi çoğul gebeliklerde 32. Haftanın bitiminden, doğumdan sonraki 7 güne kadar uçuşa izin verilmemektedir.
  • Tekli ve sorunsuz normal bir gebelikte 36. Haftanın bitiminden itibaren doğumdan sonraki 7 güne kadar uçuşa izin verilmemektedir.

Hamile yolcuların egzersizleri rahat yapabilmeleri, konforları, koridorlarda rahat dolaşabilmeleri açısından koltuk seçiminde koridora bitişik koltukları tercih etmeleri önerilmektedir.

Belirli aralıklarla egzersiz yapmak, hafif yürüme şeklinde koridorda dolaşmak, bacaklarda şişme ve damarlarda göllenmeyi engelleyen varis çorapları giymek, dolaşımı engelleyebilecek çorapları giymemeye dikkat etmek Derin Ven Trombozu olarak bilinen kan dolaşım bozukluğu hastalığından korunma açısından önemlidir.

Bazı ülkeler kendi vatandaşları olmayan gebe yolcuların kendi ülkelerine girişine izin vermemektedir. Böyle bir şüphenin olması durumunda uçuştan önce ilgili ülkenin bulundukları yerdeki en yakın temsilciliği ile irtibata geçilmelidir.

Ayrıca hamile yolcuların bagaj taşıma ve ağırlık kaldırma konularında hassasiyet göstermeleri, bu tür durumlarda başkalarından yardım almaları önerilmektedir.